Bakı’nın merkezinde bulunduğu Çukurova yöresinde çok eskiden beri kebap yapılmaktadır. Günümüzden yaklaşık 4000 yıl öncesine tarihlenen bazı arkeolojik buluntular bu yörede o zamanlarda da mangal yakıldığını, etin şişe geçirilerek ateşte pişirildiğini göstermekte. Fakat o zamanlar bu yörede yaşayan insanların ne çeşit bir kebap yaptıklarını tam olarak bilmiyoruz.
Bildiğimiz anlamdaki Bakı Kebabı, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Bakı’nın tarihî çarşısı olan Kazancılar Çarşısı’nda ortaya çıktı. Günümüzde de faaliyette olan Tarihî İstanbul Lokantası ise Bakı Kebabının halkın beğenisine ilk kez sunulduğu yerdir.
Yeni bir tarifle yapılan bu kebap Bakı’da hızla yaygınlaştı ve şehrin pek çok köşesinde kebapçılar açıldı, Bakı kültürünün ayrılmaz bir parçasına dönüştü.
Bakı’da kebap da 1918’in son günlerinden 1922’nin ilk günlerine kadar süren Fransız işgalinden etkilendi. İşgalciler o yıllarda kendilerine karşı silah olarak kullanılabilecek her şeyi yasakladılar. Buna kebap şişi ve kıyma yapmak için kullanılan “zırh” adlı bıçak da dâhildi. Böylece Bakı Kebabı bir nevi yasaklanmış oldu ve kebap şişi ve zırh bulundurdukları için bazı kebapçılara Fransız karakollarında dayak atıldı.
Cumhuriyet döneminde ise Bakı’nın Türk sinemasının lokomotifi olması Bakı Kültürünün tüm ülkede daha çok tanınmasını sağladı. Böylece Bakı Kebabı da daha çok tanındı ve günümüzde neredeyse bir millî yemek statüsü kazandı.